Türkçe Silo’nun Mesajı Kitabı Tanıtımı Türkiye Turu Haziran-Temmuz 2012

Türkçe Silo’nun Mesajı Kitabı Tanıtımı Türkiye Turu
Haziran-Temmuz 2012
Mart 2012’de Medya Yayınevinin yardımıyla Silo’nun Mesajı kitabının Türkçe’sini Ankara’da yayınlayabildik. Küçük bir yayınevi olmasına rağmen kitabın kısa sürede ve çok ucuza yayınlanmasını sağladı.   Bu da bizim Mayıs ayından itibaren Türkiye’nin bazı şehirlerinde özellikle kitabın kitapçılarda halkın erişimine sunulduğu şehirlerde kitabın tanıtımı yapmayı tahayyül etmemize ve planlamamıza olanak sağladı. 
Mart’tan Mayıs’a kadar Silo’nun mesajını insanlara tanıtacak ve yakınlaştıracak bazı materyaller hazırladık. Bazı posterler, bilgilendirme broşürleri, yazar hakkında basın dosyası, “Izdırabın Tedavisi” hakkında bir bildiri hazırladık ve “Silo’nun Mesajı  Hakkında yorumlar”ı yayınladık.
Ayrıca “Andlar’ın Bilgesi” videosu da elimizdeydi.
Mayıs’ta İstanbul, Ankara ve Diyarbakır’a (salita oluşturduğumuz yerler) seyahat ettik ve 2012 Haziran ve Temmuzunda yapacağımız turlar sırasında bize yardımcı olabilecek irtibatlar hazırlamaya başladık.
Değişik parklardan gelen 30 arkadaşımız ve Silo’nun Mesajı hakkındaki bilgilerini yaygınlaştırmayı isteyen 7 Türkiyeli arkadaşımız iki aylık tura katıldı. İstanbul, İzmir, Antalya, Ankara, Gaziantep, Antakya, Diyarbakır, Batman, Van, Dersim, Ovacık ve Hozat şehirlerini ziyaret ettik. Buralarda Ayin ve İyi Hissediş seromonilerine katılıp telefon numaraları ve e-mail adreslerini bize veren 150 insanla konuştuk. Bazıları, İngilizce, Fransızca, Almanca konuşabiliyor ama çoğu Türkçe veya Kürtçe konuşuyor.
Diyarbakır’daki salitaya katılan bir arkadaşımız İyi hissediş seromonisinin yapıldığı bir basın konferansı organize ettiği için Batman’da 6 gazetede yer aldık.
Şimdi bazı seremonilere katılanlar seremoni yapmaya başlamayı önermesiyle birlikte bazı ilçelerde salitalarımız var (Hozat ve Varto).

Turlar sırasında bazı arkadaşların yaptığı yorumlar.

Kitabın 8 şehirdeki kitapevlerinde dağıtımı yeterli ekonomik kaynağımız ya da irtibatlarımız olmadığı için profesyonel olmayan bir şekilde yapılması nedeniyle her şeyi yayıncının kişisel ilişkilerine borçluyuz.  Ankara’da pek çok seremoniye katılan bir arkadaşımız olduğu için iki ay boyunca hemen her şehirde bize eşlik ve yolumuzu açtı, dolayısıyla kitap şu an 8 şehirde var.
Kitabın bilindik yayıncılara yayınlatılması kitap reklamı olan bir kitap olmadığı, yazar yaşamadığı dizaynı sabit olduğu ve hali hazırda referansları olmadığı için pek kolay olmayacaktı.
Ticari, siyasi, dini grupların kontrolündeki dağıtım kanalları dışında bir kitabın dağıtımını yapmak çok yaygın değil. 

Basın dosyasını, spritüel bir odaktan Silo’nun Mesajı’na daha çok referans veren ve Hümanist Hareket’ten bahsetmeyen bir şekilde değiştireceğiz.  

Düşman olarak kabul edilen Hristiyan misyonerlere öfke duyulduğunu ve bizi de bazen misyoner olarak tanımlamaya çalıştıklarını gözlemledik.Bu durum açıklığa kavuştu ama şunu bilmek önemli ki Hristiyan misyonerler Türkiye’de hoş karşılanmıyor.  

Her zaman muhiti tanıyan ve çevreyle ilişki konusunda yardımcı olabilecek bir çevirmenin olması önemli ama bu her zaman mümkün olmuyor. 

Her zaman Türkler ve Kürtlerle vb. seyahat etmek önerilir çünkü onlar yerel kişiler, kültürel kodları(gelenekleri) ve köktenci ve şiddet yanlısı dindar kişilerle yaşanabilecek yanlış anlaşılmaların önüne geçebilirler. 

Ve Istıraplarının üstesinden gelmek isteyenleri ve içsel ıstırap durumlarını değiştirmek için yardım isteyenleri dikkate almak önemli. Çoğunluk anlayamayabilir ve Mesajı fark edemeyebilir. Bazı  durumlarda ailelerini de davet ederek bizi İyi Hissediş Seromonisi yapmaya davet ettiler ve duygusal durumları kutsal olanla bağlantı kurmalarına açılan bir kapı oldu .
Bu tur aynı zamanda sadece değişik yerlerden gelen arkadaşlarımızın değil aynı zamanda Türkiyeli arkadaşlarımızın da katılım ve desteği görmeye yaradı.


Sentez
Amaç kitabı Türkiye’de mümkün olduğunca çok şehre koymak ve deneyimlerimizi paylaşmayı ve seremonilerin organize edilmesini mümkün kılmaktı.  
Bu bakımdan turlar oldukça olumluydu çünkü 8 şehirde kitaplar var ve Türkiye2nin büyük bir bölümünde Silo’nun Mesajı’na ilgi duyabilecek bir insan alanı açtık.
Eksik kalan şey seminerler, inzivalar düzenlemek ve sonraki aylarda bunların geri bildirimlerini almak ve bazılarının Silo’nun Mesajı hakkındaki bilgi(deneyim)leri artıracak etkinlikler düzenlemesi. Ayrıca Ulaklar İçin Elkitabını çevirmek de gerekli.  

Hozat (Tunceli Festival) 28 July




We (Federica, Yüksel, Eduardo, Paolo, Christophe, Marco) have to wake up really early in the morning to be at the bus station at 8 a.m. and once arrived we have to wait more then one hour for the bus that at the end we couldn’t take. anyway we were in time to reach Hozat for the breackfast offered by the organizer of the dersim festival in a new park of the village.

Hozat is a very little village completely besieged by militars where it was set the exhibition of the massacre of 1938 (the turkish army killed about 60000 allevian people and this violent occupation was asserted by changing the name of Dersim to Tunceli). 
We went there not only to attend to the festival but also to visit Nanli and her family. She is a very kind lady who once participated to a message’s weekly meeting in Ankara and who invite us for a wellbeing in her house cause she feels depressed.

Also Ozan Zeynep and Zehra came with us and Ozan help us for the traslation. We made firstly an office and then the wellbeing with all the family, but before she explains us her mental state, the anguish, the fear that something orrible could happen to her sons and grandchildrens. For us it was not difficult to understand her mood since from her balcony you just see the barrack and the military presence influence the atmosphere of all the village.

The cerimonies were hold by Zehra and they were bot deeply affecting all of us, but the most important was the changing of Nanli’s face and she tells us that she will continue with the cerimonies and also the possibility to use on little abitation in front of her house as a «salita».

After the cerimonie we enjoy a very traditional dish, called something like «sir».

Later we could have a little stand in the main street of the village next to the place of the concert. We could make some contacts but the most important was the deepening relation and talks that we could have with Zeynep and Fuat. At a certain time they where discussing between them about the principles and Paolo remarked as this is the perfect way for the free interpretation of the message. Fuat finally bought the book.

All of them live in Istanbul and we whish that they will contribute the  Message comunity of Kadikoy.

The day in Hozat with these new friends finished dancing parisans songs.